Üyelik Girişi
Türk Anma Damgaları ve Kaya Dorsan
Sosyal medyada, 3 yıl önce vefat eden Derneğimiz üyesi, Abimiz Kaya Dorsan ile ilgili bir anma mesaj yayınlandı.  Mesajı yayınlayan Emin Levent Şanlı, ortak tutkuları filateli sayesinde tanıştığı Kaya Dorsan’la koleksiyonerlik ve özellikle İlk Gün Zarfları (FDC), bunların postadan geçirilmesinin önemi ve damgalar üzerine görüşler içeren, yaklaşık 2 yıl süreyle gerçekleştirdikleri yazışmalarından bazı bölümlere de mesajında yer verdi.

 Sosyal medyada yayınlanmış olsa da, Sn. Şanlı’nın nezaket gösterip yayınlamamıza izin verdiği, filatelik açıdan önemli görüş ve değerlendirmeler içerdiğini düşündüğümüz Kaya Dorsan ile ilgili mesajını aşağıda paylaşıyoruz.

"Bugün 31.Mart.2017,Türk Filatelisine büyük hizmeti geçmiş Sn. Kaya T. Dorsan'ın vefatının 3.yıldönümü.  Işıklar içinde uyusun.

Kaya T. Dorsan için ANFİLA (Ankara Filateli Derneği)'nın 3 yıl önce yayınladığı mesajı buraya alıyorum:

Kaya Ağabeyin fotoğrafını da yayınlamışlardı. Buraya aldığım o fotoğraf. Bana hediye ettiği kitabının fotoğrafını da ben ekledim.

"Derneğimiz üyelerinden Kaya DORSAN 31.03.2014 tarihinde vefat etmiştir. 1944 yılında Çanakkale’de doğan DORSAN evli iki çocuk babasıdır. Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nden emekli olan Kaya DORSAN basın müşaviri ve ataşe olarak Atina, Paris, Beyrut, Brüksel gibi önemli merkezlerde Türkiye’yi temsil etmiştir. 1997 yılında Derneğimizle yolları kesişen Sn. DORSAN’ın 2007 yılında basılan "Türk Anma Damgaları 1923-2000" isimli bir kitabı bulunmaktadır. Derneğimize ve Türk Filatelisine büyük katkıları olan Kaya DORSAN’ı saygıyla anıyor, ailesi ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz."

Sn Kaya Ağabey ile benim de yolum 2010 yılında kesişti. Bir alış veriş sitesinde satışa koyduğu bazı FDC zarflarını satın aldım. Kendisiyle iletişimimiz böyle başladı ve dostluğumuz ilerledi. Arkasından iyi konuşmak anlamında değil ama gerçekten çok sağlam karakterli ve çok çok iyi bir insandı. Bir kez 14 Ocak 2013’te yüz yüze görüşme imkanım oldu. Türk Pulunun 150. Yılı Anma Bloku dolayısıyla Ankara'ya gitmişken ona da uğradım. Çok keyifli bir sohbetimiz olmuştu. Son görüşüm olduğunu nereden bilebilirdim ki?

Bu arada e-mail yoluyla da sohbetlerimiz oldu. Görüşleri benim için önemliydi. Yazışmalarımızın mümkün olduğunca özel bölümlerini çıkararak Onun Filateli ve özellikle FDC ile ilgili görüşlerini burada sizlerle paylaşmak istedim. Bize bıraktığı kitabı ile yaşıyor ancak düşünceleri ile de yaşasın istedim.

Saygılarımla.

 “...Çünkü, benim anlayışıma göre, İlk Gün Zarfı seyahat etmiş olmalı. Ama postanenin bir gişesinde gidiş damgası, öbür gişesinde varış damgası vurularak postadan geçirildiyse, benim için kıymeti yok. Bu bir hile-i şeriyedir. Zarf sahiden gitmeli. Başka şehre giderse daha iyi, başka bir ülkeye giderse, daha da iyi...” 11.06.2011

“...Varış damgası olmayan taahhütlü zarflar gerçekten de bizler için bir sorun oluşturuyor. PTT görevlileri bazen yanlış bilgiler çerçevesinde böyle davranabiliyorlar. Ayrıca, bazı yabancı ülkelerde de varış damgası kullanılmadığını biliyorum. Örneğin İsveç'te 70'li yıllardan bu yana varış damgası yok, onun yerine bir etiket yapıştırıyorlar. Etikette tarih falan da yok. Uçak etiketi gibi bir şey. Belçika, bar kod sistemine geçince, damgayı kaldırıp, yerine "varış" bar kodu diyebileceğim bir etiket yapıştırmaya başlamıştı. Fransa ise, 90'lı yıllardan beri ne etiket, ne damga hiçbirini kullanmıyor (Son yıllarda değiştiyse bilmem). Dolayısıyla arkası boş taahhütlü zarfa çok rastlanıyor. Bazı bilgili filatelistlerin, örneğin Fransa'ya gitmiş ve varış damgası olmayan taahhütlü zarfların kusuruna bakmayıp satın aldıklarını gördüm ama, ben şahsen damgalı olanını tercih ederim.

Taahhütlü zarfların, nadir olduklarını düşünüyorum. Aslında çoğu sergilenecek kalitede materyellerdir. Eğer insanlarda filateli merakı devam ederse, ki bana göre azalıyor, toplam 50-60 tane yapılan bu zarfların ilerde aranabileceğini sanıyorum. Hatta, üzerinde İlk Gün damgası değil, normal posta damgası olsa bile”...13.06.2011

 “...Size ayrıca bir İlk Gün ve Özel Damgalar Kataloğu gönderdim. 1923-2000 (dahil) yılları arasındaki bütün anma damgalarını kapsıyor. Buradaki damgaların bir kısmını, bırakın İSFİLA'yı, PTT arşivlerinde bile bulamazsınız. Zaten, PTT kitabı görünce, benden bir tane arşiv için istemişti. Belki işinize yarar.

Tabii, bir de Diplomat Atlas'ın Mısır sayısını gönderdim. Ne de olsa, Mersin'den denize doğru bakınca, karşı kıyıda Mısır var…15.06.2011

 "Şifalı Bitkiler" konusu şöyle: O seri çıktığı zaman, PTT ilk gün damgası yapmış, ama o seri için FDC zarfı hazırlamamış. Zarf olmayınca, abonelerine de yollamamış. Ama tabii, isteyen ilk gün damgasıyla postadan geçirebilirdi. Ancak bu durumdan kimsenin haberi de olmamış. Sadece, benim bir filatelist dostum, bu durumu öğrenip, bir miktar zarf hazırlamış. Bu dostum, ayrıca, birkaç arkadaşına haber verip 10-15 zarf da onların postadan geçirmesini sağlamış. Yani bu FDC'nin mevcudu 70-80 kadardır. O yüzden İSFİLA'da yer almıyordu, duyduğuma göre, şimdi, FDC değil, Özel Damga olarak kataloğa koymuşlar. Tabii, satın almak isteseniz, muhtemelen veremezler. Kısacası, eğer bu bana anlatılanlar doğruysa, -çünkü ben o sıralar Beyrut'taydım- bu FDC'nin oldukça nadir olduğunu düşünüyorum...

“...Levent Bey, teveccüh göstermişsiniz, "konunun üstadı" olduğumu söylemişsiniz. Teşekkür ederim ama, gerçekten değilim. Aslında FDC koleksiyoncusu bile değilim. Sırf meraktan, biraz da eldeki bilgilerin yetersiz olmasına kızdığım için FDC ve Özel damgalar konusunu kafaya takmıştım. Çok fazla işe yaramadı, aynı kargaşa devam ediyor. Örneğin, 1949 İstanbul Sergisi'nin ofisindeki Müdüriyet kaşesi, İlk Gün Damgası gibi kataloglarda yer alıyor.

Benim asıl koleksiyonum, puluyla, o pullarla kullanılmış normal zarfıyla, erörleriyle, specimen'leriyle birlikte bir Türkiye (Osmanlı dahil) koleksiyonudur. Tabii, tam değil, galiba olması mümkün de değil. Ama oldukça kapsamlıdır ve bana hâlâ keyif veriyor. Galiba lâfı çok uzattım. Sohbeti daha sonra sürdürmek ümidiyle artık sonlandırayım.

Selam ve sevgilerle”...31.07.2011

 “...Zarfları beğendiğinize sevindim.

FDC-P konusunu açtığınız için, kendimi tutamadım, size o konudaki görüşlerimi aktarmak istedim. Ancak bunlar benim kendi kanaatlerimdir. Birçok koleksiyoncu benimle aynı fikirde olmuyor. Dolayısıyla doğruluğunu iddia edemem. Ama, ben böyle düşünüyorum:

1-Bana göre, Türkiye'nin, gerçek anlamdaki ilk "Özel Damga"sı, 1949 Donanma Günü'dür. Ondan önceki bütün "özel" sayılan damgalar ve ondan sonraki bazı damgalar, aslında normal posta damgalarıdır. Kadınlar Kongresi damgasını örnek alalım. Kadınlar kongresi, İstanbul'da, Şale Köşkünde düzenlenmiş. PTT, orada geçici bir şube açmış. Şubeyi Beşiktaş'da açsaydı, damgada Beşiktaş yazacaktı. Kongre alanı içinde açtığı için damgada "Kadınlar Kongresi" yazıyor. Bu damga ile üzerinde "Kadınlar Kongresi" pulu olsun veya olmasın, her türlü gönderiyi damgalamışlar. Bende, delegelerin İstanbul'dan yakınlarına gönderdikleri 2 tane kartpostal var. Üzeri Atatürk pullu, ama damga Kadınlar Kongresi damgası. Damga Kongre süresince kullanılmış. Şubenin başka damgası da yok zaten. Yani, bence bu olağan posta damgasıdır, özel değil. İzmir İktisat Kongresi de öyledir, Kömür Yakan Vesait de, Üzüm ve Şarap Kongresi de. Ama bunu söyleyince, 90 yıllık bilgilere aykırı konuşmuş oluyorum.

2- Yine bana göre, ilk "İlk Gün Damgası", 1950 Kore Savaşları"dır. Damga, pulun çıktığı gün kullanılıp, iptal edilmiş. Zaten damgada "Birinci Gün" diye ayırt edici bir ifade var. Neden gerek duymuşlar acaba? Daha önce neden bu ifadeyi hiç kullanmadılar? Bana göre, daha öncekiler ilk gün damgası değildi de ondan.

3- Ama, özellikle gayrimüslim koleksiyoncular, yeni bir seri çıkınca taahhütlü postaya verip bir yerlere yollamışlar. Çoğu zaman normal posta damgasıyla... Bu zarflar şimdi kıymete binmiş, kapış kapış satılıyor.

Kataloglardaki FDC-P ibaresi, ilk gün tarihini taşıyan normal posta damgalı zarf anlamına geliyor. Taahhütlü olsa da olmasa da, hatta Postadan geçmiş olsa da, olmasa da. Ama nadir ve değerli olanlar, elbette taahhütlü olarak bir yerlere gitmiş olanlardır. Seyahat etmemiş zarflar, yıllar sonra imal edilmiş kalp zarflar olma riskini taşıyor. Ben şahsen öyle zarflar gördüm, hatta sergilerde teşhir edilip ödül alanlar da gördüm.

4- Bu arada, 1933 İlk Roma Uçuşu damgasını unutmamak gerekiyor. Gerçekten mükemmel bir İlk Uçuş damgasıdır.

Benim inancım bu yönde. Herkes benimle mutabık değil ama olsun. Düşüncelerimi sizinle paylaşmış oldum”... 07.05.2012

 “...Haklısınız, sararmış zarflar iyi görünmüyor ve insanın canını sıkıyor. Ama, ne yapalım? Galiba, bu konu kağıdın kalitesi ile ilgili. 1980'li yılların FDC'leri bile, ki çok sayılmazlar, zarfların yapımında kötü kağıt kullanıldığı için sararıyor. Daha doğrusu, katlama yerlerindeki zamk olan yerler ile olmayan yerler arasında renk farkı oluşuyor. Tabii bir de iyi muhafaza edilmemiş olma durumu olabilir ama, iyi korunsa da sarardıklarını ben kendi zarflarımdan biliyorum. Yapacak pek bir şey yok. Ben kendi hesabıma bunu pek önemsemediğimi söyleyebilirim. Zarf, eğer bende yoksa, hep satın aldım. Bazen daha iyisini bulup değiştirdiğim de oldu. Ama, zarf nadirse, sararmasına aldırmadım.

Özel damgalı FDC'lerde sahte olmadığını düşünüyorum. Damga, 1 ya da birkaç gün kullanıldıktan sonra imha ediliyor. Zaten üç kuruşluk fiyatı oluyor, sahtesi ile kim uğraşacak. En azından, ben duymadım. Olsa olsa, "complaisance" dedikleri, sonradan varış damgası vurdurmak gibi küçük hileler olabilir. Ona da pek kimse aldırmıyor.

Ama, normal posta damgalı FDC'lerde sahte var diye düşünüyorum. Bazen, 1950'lerde kullanılan bir damga tipinin, 1940 tarihli seri üzerinde kullanıldığını görüyorum. Tabii kanıtlayamam ama, kuşkulanıyorum ve öyle bir zarfı almıyorum. Yine, diyelim ki "Üsküdar"ın 18 numaralı posta damgası, hem 1940'da, hem 1948'de, hem de 1954'de çıkan serilerin ilk gün damgası olarak kullanılmış ve aynı satıcı tarafından piyasaya sürülüyor. Eh, bu kadar tesadüfün fazla olduğunu düşünürüm. Ama, bu eski zarfların sahtelerinin nasıl anlaşıldığına dair özel bir yöntem bilmiyorum. Zor iş gerçekten. İşte onun için, FDC olsun ya da olmasın, elimden geldiğince hep yurt dışına gitmiş zarflara itibar etmeye çalıştım. Onlarda sahte olması mümkün değil, çünkü her iki ülkenin PTT'sini veya damgalarını ayarlayamazsınız.

Yeniden haberleşmek dileğiyle, selam ve sevgilerimi gönderiyorum.Kaya” ... 23.05.2012

  
597 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret58481
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.29457.3237
Euro8.57908.6134
Hava Durumu